21 Kasım 2010 Pazar

BİR ORTA DÜNYA KOMEDYASI: BODLİN DİYARI

                                           


BODLİN DİYARI: ZANGOF’UN DİRİLİŞİ
          
1.      PERDE

1.      SAHNE
 
                                  Kralın Gorilim’in odası; Gorilim ve cariyesi Verda
Gorilim

 Hadi beni mutlu et. Hadi diyorum sana. Seviş artık benimle. Çıkart üstündeki kıyafeti.  Sıcak bedenin kollarımda kaybolsun. Çok şey mi istiyorum Verda. Soyunacaksınız ve kendinizi bana teslim edeceksiniz. Ben de bir tanrının, tanrıçaya dokunması gibi büyük bir arzuyla size dokunacağım.

Verda

N’olur biraz daha sabredin. Hem kraliçe bizi bu halde görürse ikimizi de öldürür. 

Gorilim

 Bıktım bu zevzek kadının kıskançlığından!

Verda

Öyle demeyin o sizin karınız. Çocuklarınızın annesi!

Gorilim

Ne annesi be, hortlağın önde gideni. Rüyalarıma giren karabasanlar ondan daha sevimlidir. Hem boş verin onu şimdi; sadece size olan aşkıma kulak verin. Eğer inanırsanız sevgime,  gelecekte bu ihtişamlı saray ikimizin huzur bahçesi olabilir. (Susar ve biraz bekler) Duyuyor musunuz sesleri!


Verda

Hangi sesleri?


Gorilim

Ah yüce tanrılar, ne kadar duygusal, ne kadar naif yaratmışsınız beni. Şimdiden minik çocuklarımızın koşuşturmalarını ve oyun çığlıklarını işitebiliyorum. N’olur dikkatle dinleyin!  Kulaklarınızı açın ve bu sesi işitmeye çalışın!
                                                           
                                                                    Kraliçe Rolin kulisin arkasından bağırır

Rolin

Gorilimim Goriliiiim! Nereye kayboldun koca göbekli adam. Goriliiiim Gorilimim. Odada mısın, nerdesin?

Verda

Şu an sadece kraliçemizin sesini işitiyorum.

Gorilim

Bu ne cırtlak bir sestir.  Öcü diye tabir ettiğimiz varlıklar bile insanların ruhuna korku salarken gizliden gizliye bir ritim vurur sesine.  Bunda o da yok. (Verda’ya döner) Neyse güzel Verda, o gelmeden siz burayı terk edin, yoksa hepimizi maymuna çevirir bu kadın!

Verda

Tamam gidiyorum.

Gorilim

Yalnız şunu unutmayın; aklımda ve kalbimde sadece sizin güzelliğiniz var.  N’olur en kısa zamanda kendinizi bana teslim edin.

Verda
                   
Evlendiğimiz gün tüm ruhumu ve bedenimi size teslim edeceğim, bundan emin olabilirsiniz yüce lordum.

Gorilim

Ah Verda! O günü sabırsızlıkla bekliyorum. İnanın o gün dünyanın en mutlu erkeği ben olacağım.
                                                                           
                                                          Verda hızlıca çıkar. Bir süre sonra Kraliçe Rolin gelir

Rolin

Nerdesiniz siz? Sizi bulacağım diye sarayda dört döndüm. Bu saatte bu odada ne işiniz var? (Odayı koklar) Burada tuhaf bir koku var.

Gorilim

Senin kokun bu hayatım. Begonviller ve sardunyalar gibi taptaze ve dipdiri!

Rolin

 Benim kokumdan daha çok körpe bir genç kızın kokusuna benziyor

Gorilim

Hadi canım sende, körpe bir genç kız kokusuymuş. Hah hah hah. Valla hiç gülesim yoktu.  Sen ne esprili, ne neşeli bir kadınsın. Yine beni güldürdün, varlığınla bin yaşa!

Rolin

Bak koca bunak adam! Öncelikle mağara ayıları gibi böğürerek gülme karşımda ve beni iyi dinle; eğer olur da seni cariyelerden biriyle yakalarsam,  işte o zaman yaygaraların en büyüğünü çıkartırım. Elimden seni ne sefil soytarın ne de dalkavuk Klement’in kurtarabilir.  . Sana bu sarayı zindan ederim. Haberin olsun
                                                                   
                                                                                Der ve öfkeyle odadan çıkar.

Gorilim

Ey yüce Dolf dağının tanrıları, ne günah işledim de bu kadını benim karım yaptınız? Evlendiğimiz günden beri, ne kıskançlığı bitti ne de öfkesi. Tanrılar bu kadını dünyaya getirirken okyanusların tüm kabarık dalgalarını bunun ruhuna boca etmişler. Ne talihsiz bir adamım ben, ne şansız bir adamım,  bu hırçın musibeti kendime zevcem yapmışım.  Kafamı duvarlara mı vurayım, kendimi uçurumlardan aşağıya mı atayım. İnsanın aklını kaçırmaması içten değil!

                                                                            Klement bir hışımla içeri girer

Klement

Efendimiz, efendimiz, ne korkunç bir haber getirdim size. Cehennem sularının içinde kulaç atmak vereceğim bu haberden daha az korkunçtur.


Gorilim

Sana bir türlü insan olmayı öğretemedim Klement. Ben bir kralım Klement. Bir kralın odasına bu şekilde girilir mi? Söyle bakalım şimdi,  yüzünü zavallı bir solucana çeviren bu korkunç haber neyin nesidir!

Klement

Ah kralım ah nasıl söylesem ki!

Gorilim

Dur ben söyleyim o zaman; halk içinden biri, aldığımız vergiler karşısında cinnet geçirip yarattığımız düzene meydan okudu ve askerlerim tarafından öldürüldü. Halk da bu duruma öfkelenince isyan etti.

Klement

 Vereceğim haber keşke bu olsaydı; güle oynaya gelir, güle oynaya anlatır ve güle oynaya odanızdan çıkardım.

Gorilim

Vereceğin haber şu olmasın sakın: Bir fahişe; fahişelik yapmaktan usanıp kendini Kunt uçurumundan aşağıya mı attı? ( bölgede bir uçurum). Yoksa handaki ayyaş serseriler, kenti ziyaret eden gezgin tüccarlarla kavgaya mı tutuştu?

Klement

Bunlar da değil efendim.

Gorilim

 Bir fırtına gibi odama girdiğine göre fırtına etkisi yaratacak bir haberle gelmiş olmalısın. Bu durumda ben de köpüklü suların üstünde hafifçe sallanan büyük gemiler gibi başı dik durmalıyım. (Dik durmaya çalışır). Hadi söyle, dinliyorum seni.
                                                                                                              
Klement

Şimdiden bildiğiniz tüm duaları etmeye başlayın kralım. Kutsal metinleri başucunuzdan eksik etmeyin. Çok büyük bir bela çukuruna battık. Kim çıkartır bizi buradan onu da bilemiyorum. Tragedya ozanları mı, kâhinler mi, büyücüler mi,  karanlık mağaraları mesken tutan çirkin suratlı Ziblitler mi? ( Mağara perileri, kötü yaradılışlı) .


Gorilim

Kim kurtarırsa kurtarsın, şu an Verda’nın gözlerinden daha önemli başka bir konu yok benim için. 

Klement

Ağzımda sakladığım haber, en az Verda’nın gözleri kadar önemli

Gorilim

Şapşal Klement! Zevzek Klement! Söyle bakalım bana: Aşktan, sevdadan daha büyük bir erdem, daha kutsal bir iş var mıdır bu dünyada?

Klement

Ah yüce soylu kralım, ben pireden daha küçük olan aklımla ne aşkı anlayabilirim ne de aşkı yaşayabilirim.  Vasat yüreğim fazla derine inemez ve korkuların içinde kaybolur gider.

Gorilim

Az önce ölümsüz aşkımı, tükenmez sevdamı Verda’ya sunuyordum, o kusursuz mabedin çalkantılı mavi gözlerinde kayboluyordum, oysa şimdi şapşal bir konuşmanın ortasındayım. Evet, şimdi lafı uzatmadan söyle. Sorun nedir Klement! Eğer uzakta bir savaş gördüysen haber ver muhafızlara, tez getirsinler miğferimi.

Klement

Ah! Ne kadar yiğitsiniz kralım!

Gorilim

Yiğitimdir! Gözlerimdeki şu korkusuzluğa bir bak hele.  Gökyüzündeki şimşeklerden daha hiddetli değil mi?  Kaşlarıma bak kaşlarıma, çattığımda onları, ölümsüz ruhlu savaşçıların gözleri bile kaçacak delik ararlar. Ee boşuna bize kral dememişler. Şu koca Bodlin diyarının sahibiyim ne de olsa.

Klement

Siz soylu efendim, biraz daha ateşli bakarsanız,  Dolf dağının kutsal tanrıları sizi kıskanacaklar.

Gorilim

Kahramanlık duygusu babamdan bana kalan en büyük mirastır.  Bir de korkusuzluk.  Övünmek gibi olmasın, sezgilerimin de güçlü olduğunu söylerler.  Altıncı hislerim çok kuvvetlidir.  Hatta yedinci ve sekizinci hislerim de kuvvetlidir. Görülmezi görürüm. Bazen sıkılırım anın kasvetinden, atarım ruhumu bir sonraki güne, daha sonraki günlere. Anlayacağın cesaret bende, atılganlık bende… Düşmanlar geçmeye görsün karşıma, hepsi korkudan tavuğa döner, sıçan gibi kaçacak delik ararlar, yanakları büzüşür, suratları sidik gibi sararır.

Klement

Biraz daha böyle konuşursanız hiddetinizden bayılıp yere yıkılacağım.

Gorilim

(İyice kendini kaptırır) Heyhat kolpa düşman; sen ki hiddetimin karşısında en fazla bir ilmeği geçirirsin cılız ve savunmasız boynuna.  O yüzden fazla yorma yiğidi, bırak, o ölümsüz türküsünü mırıldansın, uyandırma onu zafer sarhoşluğundan.

Klement

Dolf dağının tanrılarına yakışır bir kralsınız. Coşkunuz ne yüce! İnsan sarsılmasın da ne yapsın bu lirizm karşısında. Yüzyıllar, sizin gibi kralların destanlarıyla daha bir anlam kazandı, kazanmaya da devam edecek. Ama izin verin artık konuşayım.

Gorilim

Hadi konuş bakalım!

Klement

 Bodlin diyarının kadim şövalyesi Kamburgezen tarafından yerin yedi kat altına mahkûm edilen Zangof, yerin dibinden kurtulmayı başarmış. Yani hortlakların hünkârı, gulyabaniler kontu Zangof şu an özgür efendim. (Biraz bekler) Oh be nihayet söyledim!

Gorilim

Ne dedin sen ne dedin? Zangof özgür mü dedin? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin? Tekrar et söylediğini bakayım. Şaka yaptım de, günün esprisini yaptım de. Serap gördüğünü söyle.  Şaka diye bağırsana şapşal herif.  Hadi şimdi bağır ve hep birlikte kahkahalarla gülelim bu şakaya. (Bekler) Şaka desene be adam. Söz veriyorum bu yüzden kellen gitmeyecek.


Klement

Keşke şaka olsa; ama değil. Düpedüz gerçek!

Gorilim

Yüce saray entrikaları aşkına, Zangof özgür ha! Yandık, bittik; ey ahmak adam Klement, sakın yerin altındaki sevimsiz cinler şaşırtmasın sözcüklerini!

Klement

Keşke şaşırtsalar kralım; ama inanın kötü haber tez geldi diyarımıza.

Gorilim

Hani bu imkânsızdı. Hani hiç kimsenin gücü onu toprağın altından çıkartmaya yetmezdi.   Olfin’in haberi olmuş mu bundan? Eminin o peri bozuntusunun bu işte bir parmağı vardır. Hain Olfin!

Klement

Aman hain demeyin efendim. Keskin kulakları bir işitirse bu lafları hepimiz birden çarpılırız.
En nihayetinde bir peridir kendisi ve ölümlü varlıklardan böyle laflar işitmeyi pek sevmez.

Gorilim

Ne diyeyim yani, aklı başında peri Olfin ne iyi etti de Zangof’u serbest mi bıraktı diyeyim. İyi ki de Olfin var, sayesinde Zangof bizi diri diri mideye indirecek mi diyeyim. Öfkelendim bak şimdi! (bağırmaya başlar) Alçaklar, hainler, mendeburlaaaaaar

Klement

Bu küfürleri kime saydınız efendim?

Gorilim

Ne bileyim içimden küfretmek geldi.. (Sahnede dolanmaya başlar. Az önceki kahraman kral gitmiş yerine korkak bir kral gelmiştir sanki)
Yer hepimizi o katil. Bir parça huzurumuz vardı o da akıntılarla bizi terk edip gitti. Haberi kim verdi peki? Güvenilir biri mi? Belki asılsızdır, uydurmadır.

Klement

Federin kontunun bir habercisi.


Gorilim

Vah vah vah! O adamalar da yanlış haber getirmezler ki.  Ah Klement ah! Bu şekilde biteceğimiz aklımın ucuna gelmezdi.

Klement

Lütfen sakin olun kralım, panik yapmayın.

Gorilim

Panik filan yaptığım yok. Sadece bu topraklarda kurulan düzenin bozulmasını istemiyorum. Zangof şakaya gelmeyecek bir düşman,  hiçbir karanlık ondan daha karanlık, hiçbir ifrit ondan daha ifrit olamaz.

Klement

Az çok biliyorum efendim.

Gorilim

Yıllar önce büyük babam, gece uyumadan önce bize onun hikâyelerini anlatırdı. Kurtlar acıyla ulumaya başlayınca, kunduzlar yerin en dibine girip saklanınca, bilge bakışlı baykuşlar ağaçların kovuklarını mesken tutunca,  Zangof kan emmeye başlamıştır derdi.

Klement

Korkunç efendim korkunç

Gorilim

 Kentlere, kasabalara ve hanlara baskın düzenlermiş; üç öğün insan etiyle beslenir; bu da yetmezmiş gibi yıkar, biçer ve talan edermiş. Şuursuzca kan dökermiş. Ne keskin bilenmiş kılıçlar, ne demirden dövülmüş mızraklar, ne ucu zehirli oklar, ne de mancınıklar onu durdurmaya yetmiş.  Söylesene bana, iblisin kara kalbi insan yapımı bir aletle delinebilir mi?

Klement

Bu söyledikleriniz gerçekse Bodlin diyarını büyük bir trajedi bekliyor demektir.

Gorilim

Aferin sana, düşündüğümden daha zekisin. Şimdi çabuk bana o uyuşuk soytarıyı çağır. Onun aklına ihtiyacım var.  Gerçi soytarının aklı bile, bizi Zangof’un keskin tırnaklarından ve sivri dişlerinden kurtarmaya yetmez; ama yine de çağır o sefili. Onda hep bir umut hep bir çıkış yolu vardır.


Klement

Hemen çağırmaya gidiyorum efendim.

             devamı sahnelerde....
            

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder