23 Şubat 2011 Çarşamba

william shakespeare'la röportaj...

ilginç bir röportaj oldu. hahahahaaahahahahahahahahahahahahaha:)))

tuna: öncelikle merhaba lordum şekspir.
Sekspir: Merhaba genç. sor bakalım sorularını, elimden geldiğince cevaplayayım
tuna: valla heyecanlandım öncelikle. insan karşınızda heyecan yapıyor. Sİz sekspir misiniz şimdi.
Sekpir: Aslında benim kim olduğum çok da önemli değil. Bİldiğin gibi bir insanın içinde milyonlarca insan yaşar.
tuna: biz sizi çağlar içinde oyunlarınızla ve sonelerinizle tanıdık. Aynı zamanda tüccar olduğunuz söyleniyor. Ayrıca Elizabeth döneminde sahneleri oyunculuğunuzla zangırdattığınız doğru mu?
sekspir: küre tiyatrosunda güzel oyunlar çıkardık. Sağolsun halk sahnelerimizi dolduruyordu. Ben de zamanla çalıştığım tiyatronun hissedarı oldum.
tuna. Sizin oyunlarınızda sıkça kullandığınız bi karakter vaer. Soytarı karakteri. Ve herkes tarafından ucube haline getirilen bu karakter sizin oyunlarınızda yüce bir hale bürünüyo. Sİz kendiniz bir şair ve filozof olmanıza rağmen asıl üstünde durduğunuz karakter soytarı. Neden bunu yapıyorsunuz?
Şekspir: Aslında doğru. Yaşadığım dönemlerde de bu yüzden tepki aldım. Trajedilere soytarı koydum, bir takım avangart işler yaptım. Eskiler bu durumdan rahatsız oldular. Ama ben kafama koymuştum. Ne yapıp edip soytarıyı ön plana çıkaracak ve bu karakterle birlikte mizahımın çekirdeğini oluşturacaktım.
tuna: standfordaki komşunuzun geyiğini çaldığınız doğru mu.
şekspir: Bilmiyorum Hermes dürtüklediyse olabilir. huhuhhahaha
tuna: huhhuhahaha. ilahi. Neyse. soneler için neler söyleyeceksiniz
şekspir: Karanlık bir devirde yazdım. Görülmüyordu sonelerim. Ortada bir takım beceriksiz şairler geziyordu. Sonra onları yazdım. Keyfim yoktu. Ama inancım büyüktü. Derin bir tutkuyla yazdım. Sonra gördüğün gibi işte. çağlara sarkıverdi
tuna: Çok ilginç bir hayat hikayeniz var. Hatta var mısınız yok musunuz o bile tam olarak belli değil. Kİmileri size marlowe diyor kimileri francis bacon. Bunu açar mısınız.
şekspir: Bunu kıyamet günü öğrenirsiniz artık.
tuna: uzun bi süre değil mi
şekspir: Yo sanmıyorum!
tuna: Heh heh! şaşırtıcı. Peki romeo ve juliet için ne diyeceksiniz. Günümüzde hala oynanan bir oyun.
şekspir: GÜzel bir oyundu. Hata yok muydu. Tabii ki vardı. ama bilirsin ki hatasız oyun olmaz.
tuna: Venedik taciri!
şekspir: o oyun acımasız zamanıma geldi. Yİne de çağın güldürü oyunlarından birdir. Ama şimdi oku gülmezsin. Neden? çünkü zamanla güldürünün tonları değişim gösterir. Bunu senin kulağına bir hayli fısıldadım hatırlarsan.
tuna: dünyaya gelmiş en büyük şair kim
şekspir: şairlerde en yoktur. şair şairdir. iyi kötü diye ayırmam.
tuna: Peki en büyük mizahçı
şekspir:  kaleminin hakkını verebiliyorsa o mizahçı büyüktür. Dediğim gibi bu işlerde en olmaz.
tuna: moliere komik mi
şekspir: Zamanına göre tabii ki. Ama biliyorsun. GÜldürü değişim gösterir. 17 yy da gülünen bir şeye 21 yy' da çok gülünmez. Yİne de biat aynıdır. GÜldürüyü geliştirmek ve çağına göre ayarlamak gerekir.
tuna: Aynı zamanda bir trajedi ozanısınız. Hem komedya hem trajedya ozanı olmak her babayiğidin harçı olmasa gerek.
şekspir: Bu yüzden yaşarken çok eleştirildim. Neymiş trajedi olunca komedi olmazmış. Ya da komedi trajediye aykırıymış. Yok öyle şey efendim ikisi de bir arada kullanılabilir. Ama çok zordur. şöyle bi çağlara bak. Mizahı ve şiiri benim gibi kullanabilen kaç kişi var? Dikkatli bak. Çıkar gözlerini çağlara fırlat. gözüne kimler çarpacak bakalım.
tuna: dünyadaki lakabınız aşık shakespeare. Bundan memnun musunuz?
shakespeare: olması gereken bir şeydi. Yazgıydı.
tuna: son olarak dünyanın yazgısıyla ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz  şekspir.
sekspir: Her şey olur ve biter. ikinci cümle teferruattır.
tuna: Teşekkür ediyorum.
şekspir: Ben teşekkür ederim. Seninle konuşmak zevkliydi.
tuna: Ben de çok eğlendim.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder