26 Şubat 2011 Cumartesi

salvardor Dali'yle RÖPORTAJ yaptım...

ilginç yuv:)))


tuna: Merhaba dali
Dali: Merhaba tuna.
tuna: Öncelikle soracağım şu: dev mastürbatör adlı tablonuz nasıl ortaya çıktı.
Dali: Bol bol masturbasyon yaptığım bi zamanda ortaya çıktı. İMgeler üst üste geliyordu. Derin ve büyük imgeler. Bunu az çok bilirsin. Yaşattığı travmaları da az çok bilirsin. İşte bu esnada bu paranoyak düşler dev masturbatoru doğurdu.
tuna: Bu mu yani bir resmin ortaya çıkışı?
Dali. Hemen hemen tüm büyük resimlerin ortaya çıkması bu kadar basittir. Ya da basit gibi gözükür. Ee dünya ne alemde? 21. yy nasıl?
Tuna: " nereye gidiyoruz ya" diyenler var hala. oysa dünya yerinde. samanyolu galaksisindeyiz hala. GÜneş dünyamızı ısıtıyor. Ay aynı ay. duygular, istekler arzular da pek değişmedi.
Dali: evet bazı şeyler pek değişmez. mesela iç güdüler, seks ve Venüs çok değişmez. Masturbasyon yapma şekli pek değişmez. Bizim zamanımızda dog style die bir seks pozisyonu vardı. O pozisyon ilk günden beri pek değişmemiştir mesela
tuna: İlahi. Aile var dali.
Dali: ailelerin olması dog style pozisyonunun varlığını ortadan kaldırmaz ki! hatta ailelerin ortaya çıkması bu tür pozisyonlarla ortaya çıkmıştır.
tuna: ilginç bi durum. Tanga için ne diyeceksiniz?
dali: Tanga hiç erotik bi şey değil aslında. Erotik olan kadınların kalçaları ve kalçalarından yayılan o tuhaf koku.
tuna: Ayıp değil mi.
Dali: ulan hırbo sen yazıyosun bunları. Ayıp değil mi ayıp değil mi:! hahahaha.
tuna: hahahaha. bu anlattıkalrınızın hepsini eriyen saatte betimlemiştiniz zaten.
Dali. evet. Sana verdiğim esin neydi. o cümle neydi söylesene
Tuna: DÜnyada şu an saat kaç? Abim o lafla çok alay etti.
Dali: Cevabı olmayan şeylerle alay edilebilir. abini yanaklarından öpüyorum bu arada. Adı ne abinin.
tuna: Can! Bu arada sert bir dönemde yaşadınız. Ve kendinizi dünyanın en büyük ressamı olarak tanımladınız. Bu yüzden deli damgasını yediniz. Faşizmle de suçlandınız.
Dali: Hepsi geçti bitti. Resimlerim, sanatsal yapıtlarım ve yazılarım kaldı. Başka kalan bi şey var mı. Mesela nerde ihtiraslarım. Ya da nerde o büyük tutkum. Yok! Benimle birlikte onları da mezarın içine koydular.
Tuna: Bu gerçekleri tablolarınızda gösterdiniz.
Dali: Evet korkutucu bi şekilde gösterdik. Ressamların işi bu ama. Renksiz olan şeyleri renkli bi şekilde gösterirler. O resme bakanlar da " Aaa ne kadar renkli bir çalışma olmuş" derler.
tuna: Öyle mi derler.
Dali: Derler. Sen de gizli bir ressamsın. Bİliyorsun bunları.
Tuna: Yok ya Dali. İnek resmi bile çizemem ben.
Dali: osuruk resmi çiz o zaman. huhuhuhahahaha
Tuna: huhuhuhahaha:) o nasıl olur ki?
Dali: SÜrrealist olan sensin artık .Bense bir ruhum sadece.Ruhlar sürrealist olamaz.
Tuna: onlar ne olur peki?
Dali: Bİr ruh en fazla bir ruh olur.
Tuna: Dalivari bi cevap oldu. Gerçekten dalinin ruhu musunuz?
Dali: Yok ayşe'nin ruhuyum. Hahahhaha. Tabii ki dalinin kendisiyim ben.
Tuna: Ne güzel dimi dahi olmak.
Dali: Trajediler uzaktan güzel gözükür insana. Neyse beni çağırıyorlar.
tuna. tamam. iyi bakın kendinize
Dali. Sevgiyle kal tuna
Tuna: Sen de dali..

23 Şubat 2011 Çarşamba

william shakespeare'la röportaj...

ilginç bir röportaj oldu. hahahahaaahahahahahahahahahahahahaha:)))

tuna: öncelikle merhaba lordum şekspir.
Sekspir: Merhaba genç. sor bakalım sorularını, elimden geldiğince cevaplayayım
tuna: valla heyecanlandım öncelikle. insan karşınızda heyecan yapıyor. Sİz sekspir misiniz şimdi.
Sekpir: Aslında benim kim olduğum çok da önemli değil. Bİldiğin gibi bir insanın içinde milyonlarca insan yaşar.
tuna: biz sizi çağlar içinde oyunlarınızla ve sonelerinizle tanıdık. Aynı zamanda tüccar olduğunuz söyleniyor. Ayrıca Elizabeth döneminde sahneleri oyunculuğunuzla zangırdattığınız doğru mu?
sekspir: küre tiyatrosunda güzel oyunlar çıkardık. Sağolsun halk sahnelerimizi dolduruyordu. Ben de zamanla çalıştığım tiyatronun hissedarı oldum.
tuna. Sizin oyunlarınızda sıkça kullandığınız bi karakter vaer. Soytarı karakteri. Ve herkes tarafından ucube haline getirilen bu karakter sizin oyunlarınızda yüce bir hale bürünüyo. Sİz kendiniz bir şair ve filozof olmanıza rağmen asıl üstünde durduğunuz karakter soytarı. Neden bunu yapıyorsunuz?
Şekspir: Aslında doğru. Yaşadığım dönemlerde de bu yüzden tepki aldım. Trajedilere soytarı koydum, bir takım avangart işler yaptım. Eskiler bu durumdan rahatsız oldular. Ama ben kafama koymuştum. Ne yapıp edip soytarıyı ön plana çıkaracak ve bu karakterle birlikte mizahımın çekirdeğini oluşturacaktım.
tuna: standfordaki komşunuzun geyiğini çaldığınız doğru mu.
şekspir: Bilmiyorum Hermes dürtüklediyse olabilir. huhuhhahaha
tuna: huhhuhahaha. ilahi. Neyse. soneler için neler söyleyeceksiniz
şekspir: Karanlık bir devirde yazdım. Görülmüyordu sonelerim. Ortada bir takım beceriksiz şairler geziyordu. Sonra onları yazdım. Keyfim yoktu. Ama inancım büyüktü. Derin bir tutkuyla yazdım. Sonra gördüğün gibi işte. çağlara sarkıverdi
tuna: Çok ilginç bir hayat hikayeniz var. Hatta var mısınız yok musunuz o bile tam olarak belli değil. Kİmileri size marlowe diyor kimileri francis bacon. Bunu açar mısınız.
şekspir: Bunu kıyamet günü öğrenirsiniz artık.
tuna: uzun bi süre değil mi
şekspir: Yo sanmıyorum!
tuna: Heh heh! şaşırtıcı. Peki romeo ve juliet için ne diyeceksiniz. Günümüzde hala oynanan bir oyun.
şekspir: GÜzel bir oyundu. Hata yok muydu. Tabii ki vardı. ama bilirsin ki hatasız oyun olmaz.
tuna: Venedik taciri!
şekspir: o oyun acımasız zamanıma geldi. Yİne de çağın güldürü oyunlarından birdir. Ama şimdi oku gülmezsin. Neden? çünkü zamanla güldürünün tonları değişim gösterir. Bunu senin kulağına bir hayli fısıldadım hatırlarsan.
tuna: dünyaya gelmiş en büyük şair kim
şekspir: şairlerde en yoktur. şair şairdir. iyi kötü diye ayırmam.
tuna: Peki en büyük mizahçı
şekspir:  kaleminin hakkını verebiliyorsa o mizahçı büyüktür. Dediğim gibi bu işlerde en olmaz.
tuna: moliere komik mi
şekspir: Zamanına göre tabii ki. Ama biliyorsun. GÜldürü değişim gösterir. 17 yy da gülünen bir şeye 21 yy' da çok gülünmez. Yİne de biat aynıdır. GÜldürüyü geliştirmek ve çağına göre ayarlamak gerekir.
tuna: Aynı zamanda bir trajedi ozanısınız. Hem komedya hem trajedya ozanı olmak her babayiğidin harçı olmasa gerek.
şekspir: Bu yüzden yaşarken çok eleştirildim. Neymiş trajedi olunca komedi olmazmış. Ya da komedi trajediye aykırıymış. Yok öyle şey efendim ikisi de bir arada kullanılabilir. Ama çok zordur. şöyle bi çağlara bak. Mizahı ve şiiri benim gibi kullanabilen kaç kişi var? Dikkatli bak. Çıkar gözlerini çağlara fırlat. gözüne kimler çarpacak bakalım.
tuna: dünyadaki lakabınız aşık shakespeare. Bundan memnun musunuz?
shakespeare: olması gereken bir şeydi. Yazgıydı.
tuna: son olarak dünyanın yazgısıyla ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz  şekspir.
sekspir: Her şey olur ve biter. ikinci cümle teferruattır.
tuna: Teşekkür ediyorum.
şekspir: Ben teşekkür ederim. Seninle konuşmak zevkliydi.
tuna: Ben de çok eğlendim.